DÖNÜŞÜMÜN GERİSİNDE KALANLAR!..

1998 Yılında Türk Voleybolu için  “DÖNÜŞÜM” konusunda yazdığım yazı çok ses getirmiş ve ödül kazanmıştı. Aradan geçen  13-14 yıl içinde dönüşüm düşüncesi ve uygulaması zaman zaman kısa kesinti ve yavaşlamaya uğramasına rağmen son yıllarda çok büyük bir sürat kazanmıştır. Türk Voleybolunun baş döndürücü dönüşüm sürati içinde aksayanlar ve dökülenler hayli çoğaldı.

Dönüşümün farkında olamayanlar ellerinde büyüteç, olaylar  içinde başladılar   suçlar, yanlışlar, hatalar, kabahatler vs. vs  armaya. Yaşanan dönüşümün güzelliklerini dudak bükerek zaman zaman da söyleseler, yazsalar da  küçümsemekten de geri kalmadılar.

Şimdi Federasyonun en faal dönemi olan mart-nisan ayları içindeki baş döndürücü faaliyetlerin yoğunluğu içinde niyetlerini de ortaya koymaktan çekinmediler.

Geneline baktığınızda yazılanların yetersizliği, bilimsellikten uzaklığı kendi sözleri ve yazıları içinde her tezadı ortaya koymakta. Suçlamak istedikleri her konunun cevapları kendi çaresizlik düşüncelerinin  içinde kafalarına tak –tak vurmasına rağmen gaflet ve delalet  uykusundan uyanamıyorlar.

 

Kimileri, nüfusu yaşlısıyla, genciyle, çocukla, çocuğuyla, bebeği ile yüz bini aşmayan Çanakkale’min 1.500 seyircili Anafartalar Salonuna söz söylüyor. Çanakkale’de1990’larda, Hakem kursu açtığım ufak salondan  ( 18 mart – 600 kişi ) sonra Devletin ilin nüfus yoğunluğun göre yapılan salonun  2 500 şartını arıyor. On beş milyonu aşan İstanbul’daki  yeni B.Felek salon mevcudunu oranlamalarını isterim. Çok fazla değil, 5-6 Yıl önce 700 kişilik  eski B.Felek bu turnuvalara, Milli maçlara, Avrupa Kupalarına ev sahipliği yaptığını unutmuşlar veya “DÖNÜŞÜMܔ yaşayamayan birer zavallılar. Çanakkale ilinin spor tesislerinin internetten incelesinler, sonra yazsınlar. Voleybolun gelişmesi için her yere ve diğer illere, Bayrağımızın dalgalandığı her yere  gidilecek, belki aksaklıklar yaşanacak, yetersizlikler ortaya çıkacak bu yaşananlar yeni ihtiyaçları doğuracak ve  o zaman da daha büyükleri yapılacak. Konya’da ki, Denizlideki,  B.Felekteki yaşadığımız eski salonları ne çabuk unuttunuz. Sn. A.Gülüm B.Felek salonunun karşı duvarına üç sıra yer yapınca ki sevinçlerimiz ne oldu da, şimdi  1.500 kişilik salonu beğenmiyorsunuz? Sizlere çok şeyler yazmam gerekir ama, nankörlüğünüze gücüm yetmiyor. Aslında sizleri eski B.Felek salonundan dışarı çıkarmamak lazımdı.


Kimileri, Bayanlarda 4 takım İstanbul takımı olması nedeniyle İstanbul’da oynanmasını istiyor, kimi ise neden İstanbul’da oynanmadı, kimileri de bu büyük hata diyor. İstanbul olarak biz bu takımları her sezon hem birbirlerine karşı hem deplasmana gelen takımlara karşı LİGDE, kupada, Avrupa Kupaları vs. vs izlemedik mi? İzledik. Başkent Ankara izleyebildi mi? Sadece kendilerine deplasmana gelindiğinde Ankara takımları ile olan maçaları izlediler. Birbirleri ile olan müsabakalara hasret kaldılar.Neden bunu Ankara’ya,  üstelik yoğun bir ilgi ile izledikleri bu müsabakaları çok görüyorsunuz?

Efendim deplasman masrafı oluyormuş. Bu turnuva İstanbul’da da olsaydı bu takımlar evlerinden gelip maç oynamayacaklardı. Mutlaka kampa girecek ve aynı masrafı yapacaklardı. Allah akıl dağıtırken sizler nerede idiniz.


Aynı anda TV’lerde maç var hangisini seçeceğiz? Def olun gidin.


Federasyon Başkanı kupa vermek için “kendine göre müsabakaları programlıyor” diyenler.


Hanginiz kazandığınız kupanızı Federasyon Başkanın elinden almak istemezsiniz? Unuttunuz galiba kupaları nasıl ve kimlerden aldığımızı. Madalyaların yokluğunu vs .vs.


Yeter Efendiler, YETER ARTIK.

 

Gelin beraber bu salonları, voleybol TV ‘nin dayanılmaz varoluşluğunu, dünyanın her tarafından evimizde, işyerimizde her an elimizin altında izlediğimiz  bu güzelliğin varlığını, hatta şu andaki Av. Gençler  elemesini izleyen bütün ülkelerle birlikte “DÖNÜŞÜM”’ün yaratıcılığını doyasıya yaşamak ve mutlu olmak hakkımız değil mi? KISKANÇLAR.


Kimisi Bayanlar statüsünü ağzına dolamış konuşuyor. Bu sistem sezon başında Kulüplerin  temsilcileri ile Milli takımlar için böyle yapılmadı mı? Cev kupası finali böyle oynamıyor mu? Daha bir çok örnekler.


Finali oynayan iki takım Türk Voleyboluna ve Milli Takımlara en çok oyuncu yetiştiren ve oyuncu veren iki kulüptür. Gerisi palavra.


Kısa ve Öz olarak;


50.Yıl, Ankara, B.Felek sıradaki İzmir, Bursa vs. vs. geliyorlar. Okullar, çalışmalar, taramalar vs. vs. daha neler neler yaşatacak bu “DÖNÜŞÜM” bizlere.

Diyojen elinde fener “ Adam aradı” bulamadı.


Adam olamayanlar ise, ellerinde büyüteç, dönüşümün altında ezilmiş bir şekilde yerlerde sürünerek  hata aramaktalar. Bakalım neler daha yaratacaklar bizim kuş beyinliler.

 

SAYGILARIMLA,

A.HANÇER

13.04.2012

 

 

ÖNEMLİ AÇIKLAMALI NOT….:

 

TVF YABANCI SAYISINI 3’den 2+1 şekline uygulamaya geçerken, yer gök inlemiş, içimizdeki bazı İrlandalılar ağzına geleni söyleyip durmuştu. Kimileri Federasyonu parçalamak için fırsatlar aramış, kimleri attıkları imzanın arkasında duramamış vs. vs. Yaşanmaması gereken bir kaos ortamı yaratılarak, alınan kararın gerekçelerini hiçe sayarak Türk Voleybolunu çok yıprattılar.

Geç de olsa Voleyboldan örnek alarak ve benzer gerekçeler ile, T.Basketbol Federasyonu da yabancı kısıtlamasına gitti.

Tahminim arkası da gelecektir.

 

HERKESE DUYURULUR VE DAĞARCIKLARINIZI VE HAFIZALARINIZI BİRAZ ZORLAMANIZI BU KİŞİLERİ-GRUPLARI BULMANIZI-HATIRLAMANIZI TAVSİYE EDERİM.

 

İŞTE KARARLAR

Bilindiği üzere Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), bir taraftan Avrupa kulüplerinde mücadele eden takımların güçlü kadrolarla ülkemizi temsil edebilmesini gözetirken, diğer taraftan 2014 yılında ülkemizde düzenlenecek olan 2014 FIBA Kadınlar Dünya Basketbol Şampiyonası'nda yer alacak olan A Milli Kadın takımımızın en güçlü kadrosuyla mücadele etmesi ve kadın liglerimizde oynayan kaliteli Türk oyuncu sayısının artabilmesi amaçlarıyla çeşitli teşvik ve destek programları yürürlüğe koymuştur.

Benzer şekilde, kadın basketboluyla ilgili stratejik konuların değerlendirildiği, Türkiye Kadınlar Birinci Basketbol Ligi’nde (TKBL) mücadele eden kulüplerin temsilcilerinden ve TBF yetkililerinden oluşan Lig Kurulu'nun 5 Nisan 2011 tarihinde gerçekleştirilen son toplantısında yukarıda sayılan amaçlar paralelinde görüşler ortaya konulmuş, bu görüşler doğrultusunda TBF Yönetim Kurulu’nun 11.04.2012 tarihli toplantısında aşağıdaki kararlar alınmıştır:


1) TKBL’ nin 2012-2013 sezonunda sahaya çıkan 12 kişilik takım kadrosunda en fazla geçmişte olduğu gibi 4 yabancı sporcu bulunabilecek, bunlardan en fazla 3 tanesi aynı anda sahada yer alabilecektir.

2) 2013-2014 sezonundan itibaren ise, sahaya çıkan 12 kişilik kadroda yer alabilecek 4 yabancı sporcudan en çok 2 tanesi aynı anda sahada yer alabilecektir.

 

3) Yine 2012-2013 sezonundan başlamak üzere, 12 kişilik kadroda yer alan 4 adet yabancı sporcunun en fazla 2 tanesi Avrupa kıtası dışından olabilecektir.

 

4) 2012-2013 sezonundan itibaren, bir takım, bir sezon içerisinde doğumdan sonra uyruğunu herhangi bir sebeple değiştirmiş yabancı sporcular arasından en fazla bir tanesini sonradan geçtiği uyruğuyla TBF’ye tescil ettirebilecektir. Bu kotaya, Türk Milli Takımlarında yer alan sporcuların dışında kalan Türk vatandaşlığını elde etmiş sporcular da tabi olacaktır.


5) Bilindiği üzere 2012-2013 sezonundan başlamak üzere 14 takımla oynanması kararlaştıran TKBL’nin Türkiye Kupası statüsünde de değişikliğe gidilmiştir. Buna göre Cumhurbaşkanlığı Kupası mücadelesinde yer alan iki takım direkt olarak bir sonraki sezonun sekizli finallerine katılmaya hak kazanacaktır. Sekizli finallere katılacak kalan 6 takımı belirlemek üzere TKBL’de mücadele hakkı olan diğer 12 takım 4’lü 3 gruba ayrılacak, bu gruplarda puanlı ve tek devreli lig usulü turnuva oynayacaklardır. Bu turnuvalar sonucunda ilk iki sırayı alan takımlar sekizli finallerin diğer takımları olacaktır.

6) TKBL’de 14 takıma çıkıldığından dolayı artacak müsabaka sayısı göz önüne alınarak önümüzdeki sezondan itibaren noel arası verilmeyecek, öncesinde Olimpiyatlar, sonrasında ise Avrupa Şampiyonası bulunan 2012-2013 sezonunda TKBL All-Star günü organize edilmeyecektir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız,

Türkiye Basketbol Federasyonu