ELEŞTİRİ

 

Yaşamımızdaki konuşmalarda, yazışmalarda, medyada her alanda ve durumda “eleştiri” kelimesini kullanmaktan hiç kaçınmıyoruz. Günümüzde gittikçe yayıldığını sandığım ve alışkanlık halini alan  bu durum, beni oldukça kaygılandırıyor ve üzüyor.

Tenkit etmek yermek midir? veya,

“ Tenkit etmekten yermeyi mi anlıyoruz.”

Aslında eleştirmenin yalnızca yermek olmadığını da bilmemiz gerekir. Bazen bu bilgileri unuturuz veya karıştırırız.

TDK sözlüğüne kısaca bir göz atarsak bu konuyu daha anlaşılır kılarız.

 

TENKİT,-

Eleştirme, eleştiri: Tenkit etmek,- Eleştirmek

 

YERMEK.-

1. Kötülüklerini söylemek, zemmetmek.

2. Alaylı bir dille kusurlarını söylemek, kusurlarını ortaya koymak, hicvetmek.

3. Beğenmemek, hoşlanmamak, tiksinmek.

 

ELEŞTİRİ,-

1.  Bir insanın, bir eseri, bir konuyu, doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek maksadıyla inceleme işi, tenkit:

2. ed. 1. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle sağlamak ve değerlendirmek amacıyla yazılan yazı türü,tenkit,

3. fel. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama.

 

ELEŞTİRİCİLİK.-

    1. eleştiricinin işi, eleştirmenlik, tenkitçilik, münekkitlik.

    2. fel. İnsan bilgisinin sınırı üzerine felsefe bilinci ve bu bilincin uyanık tutulması, eleştirimcilik, kritisizm.

   3. fel. Kant’ın akıl ve bilginin sınırını ve imkanlarını tespit etmek için, özellikle dogmacılığın ve şüpheciliğin karşısına koyduğu felsefe yöntemi, kritisizm.

 

Buradan da anlaşılacağı gibi eleştiri  ve yermek çok ayrı iki anlamları ve kavramları olan kelimeler.

Bugünün yaşamında bu iki kavram çoğu kez birbirine karıştırılır. Yapılanın, söylenenin veya yazılanın ne olduğunu anlamadan, araştırmadan, yermek kelimesini kullanmayız ve hemen “eleştiri yapıyorsunuz” veya “yapıyorum” der  kestirir atarız.

Eleştirinin ne olduğuna pek dikkat etmeden olur olmaz şekilde “eleştiri” kelimesi ve kelime türemeleri hemen kullanırız.

Gerçek şu ki,

-Eleştiri nedir? sorusuna da hemen o anda pek açık ifadelerle de cevaplayamayız.

 Sözlük anlamının ardından, önce eleştirinin ne olduğuna iyi bir cevap vermeliyiz. Bu cevap “ belli, temiz ve durulmuş” bir cevap olmalı. Yukarıdaki kelime anlamlarına ek , eleştirinin ne olduğuna açıklamalar ve açılımlar getirmemiz gerekir.

 

ELEŞTİRİYE GİRİŞ

 

Kimi zaman yanlış sayılmayan ama çok sınırlı tanımla anlatırız.

 

1. “ Eleştirmek  ( tenkit etmek )  belli bir şeyi, belli bir bilgi ve hassa bir ölçüye göre ölçmek, değerlendirmek” A.İ.

Çok sınırlı sayabileceğimiz bu tanım bilhassa fikir ve sanat eleştirilerinde çok eksik olduğunu görürüz. Sporda ise pek yeterli olmuyor. Çünkü sadece ölçmek ve değerlendirmek bazen yetersiz kalabilir.

Veya, aklımıza şu gelebilir.

 

2. İyi ve kötünün bir arada karşımıza çıktığı yaşamımızda, neyin değerli, neyin değersiz ve neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu kestirmek hayli güç. Kısacası eleştirmenin yapacağı değerli - değersiz, önemli – önemsiz’ deki  değerlendirme işi çok zor, güç ve de çok önem taşıyan bir durum. Kötüye karşı koruması gereken bir sanat veya çalışma, onu, eleştirmeni bekleyebilir. Bir bakış  açısı olarak eleştirinin amaçlarından biri veya önemlisi, ele aldığı konudaki yapıtı ölçmek, değerlendirmek ve “iyi”yi “kötü”den ayırmaktır.

“İyi”yi “kötü”den ayırırken bir anlamda da okuyucuya, izleyiciye yol göstermiş, salt değerlendirmekle yetinmemiş, daha ileri gidilmiş, yapıtı anlaşılmasını kolaylaştırmaya uğraşılmış olunur. İşte buradan da bir amaç gerçekleştirmiş, sanatçıya, okuyucu veya izleyiciye yol göstermiştir. Konuyla ilgili estetik kuralları, ölçütleri, yöntemleri saptamış olur.

 

Bu durumda da,

a.- Ölçüt kullanırken ortaya bir sorun çıkar. Biri için doğru, gerçek olan ölçütler, bir başkası için doğru, gerçek olmayabilir. Ölçütlerin, bilhassa klasikleşmiş eleştiri örneklerinde, zamanla nasıl değiştiğini görmek mümkün. Ayrıca çeşitli yapıtları yargılarken aynı ölçütleri kullanılması, her yapıta aynı ölçütleri kullanmak olanaksız.  Bütün eleştirmenler aynı ölçütleri doğru, gerçek değişmez kabul edebilirler mi? O zaman da “nesnel” yargılardan uzaklaşmış olunmaz mı?

 

Memet Fuat bu konuyu şöyle aktarır.

“.. eleştirmeni eleştirmen yapan, kullandığı ölçütün doğruluğu değil, onu kullanışındaki ustalıktır.”

“ Eleştiri sanatların kurallarını araştıran, ölçütlerini bulan, bu ölçütlerin uygulanabilmesi için gerekli yöntemleri biçimlendiren, elde ettiği temel bilgilere göre de yapıtları ölçüp biçerek değerlendiren, açıklayan şeydir.” der.

Memet Fuat, buradaki şey kelimesinin de “sanat” olduğunu cesurca söyleyen, savunan bir düşüncededir. Kısaca;

“ Eleştiri  sanattır. Çok emek isteyen, güç bir sanat.” Olarak özetler.

 

b.- Ölçütlerin kullanırken, önce önümüze koşullar çıkar. Bizden önceki zamanlara ait bir yapıtı bugünün yapıtını değerlendirirken aynı ölçüt kullanılabilir mi? Öncelikle önümüze koşullar sorunu çıkar.

 

 Sanatçılarda, eleştirmenler de istedikleri gibi düşünüp istedikleri gibi yazmakta özgür olmaları gerekir. Her ikisine de karışmamak gerekir. Karışmamak kelimesi bazen farklı anlaşılır.

 

KARIŞMAK ( TDK )

1.İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek:

2.Düzensiz, dağınık olmak:

3.Bulanmak, duruluğunu yitirmek:

4. açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek:

5. Engellemek, araya girmek; müdahale etmek:

6. Bir araya gelmek, katılmak.

7. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak:

8. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak:

İşte karışmak budur ve biliyoruz ki sanatçıya ve eleştirmene karışılmaz dediğimizde, yol gösterilmez, öğüt verilemez anlaşılmaması gerekir. Sadece karışılamaz.

 

Eleştiri ile ilgili dağarcığımda biriken bilgilerle getirdiğimiz bu açılımdan sonra, artık her alanda ve durumda, olur olmaz “ELEŞTİRİ” yapıyorum, yapıyorsun, gibi sözleri kullanırken veya eleştiri yaparken, çok ama çok düşünmemiz gerekir.

Ben de öğretmenim Memet Fuat gibi bin dereden su getirdim. O bugün aramızda yok ama, bana hep öğrettiği sözünü hiç unutmam;

“ Eleştiri sanattır. Çok emek isteyen, güç bir sanat....”

Şu günlerde de bu sanatı bilen çok az insan var.

 

SAYGILARIMLA,

ARİTUN HANÇER

19.3.2004