Sn.HASAN EPİRDEN’ i ANLAYABİLMEK İÇİN, ( 2 )

Sn. Epirden 4.12.2011 Tarihindeİokuyucuya sunduğu “İSVEÇ BİZDEN DAHA DEĞER BİLİRMİŞ”  başlıklı yazısında beni unutmamış ve  manşetlere taşımış. İşte benim gerçek dostum Sn.Epirden,  Sn.Motta ile güzel bir resmimizin altına şöyle yazmış.

Başlık 

HANÇER’LENMEK DE VARMIŞ KADERDE…

Kısacası Hasan Bey benim için ( et tu brutus ) demekte.

Yazının metni, 

Geçmişine kimseye laf söyletmem… Türk voleybolunun tartışmasız çok önemli isimlerinden biridir Aritun Hançer… Ama gelin, görün ki son zamanlarda aklını benle bozmuş durumda… Devamlı beni olur olmaz konularda aklınca mühim iş yapıp (!) tenkit ediyor… Son yazılarımın altındaki yorumlarına ve de benim verdiğim cevaplara bakarsanız (Ki zamanınızı böyle boş konulara vakfetmenizi tavsiye etmem !...) vaziyet’i ahval’i çok iyi kavrarsınız ?...

Eminim bu yazımın altına da uzun uzun bir çok yorum yazacak, ben de hoşgörünüze sığınarak cevaplarımı esirgemeyip, yapıştıracağım… 

Pazar günü Burhan Felek’te karşılaştık… Hala beni çok sevdiğini, hatta tek sevenin de kendisi olduğunu iddia ediyor… Hani lafına inansam psikolojim bozulacak ?... Öyle ya www.voleybolx.com, www.turkiyehaberajansi.com, www.turksporajansi.com, ve şu anda yazı yazmadığım ama hala 400 köşe yazımı okuyabileceğiniz www.ajansspor.com sitelerinde toplam 100 bini aşkın okuyucu kitlemde Hançer Bey’e göre beni seven yok ?...

Burhan Felek’te 2 gün boyunca “Tombalacı” Motta efendi’yi tribünde yakalayan Hançer bey saatlerce çantasından fışkıran notlarla brifing verdi…

Kim bilir, belki de engin tecrübeleriyle değişik bilgiler ve taktikler verdi ?… 

Kısacası Kardeşim Sn. Hasan Epirden’in kuyruk acısı var herhalde. Nereye çatacağını şaşırmış. Aklını benle bozmuş. Olur olmaz yazıyor.

Birinci paragrafta çaresizlikten kurtulmak için, tahammülsüzlüğünü, toleranssızlığını ve hoşgörüsüzlüğü ortaya koymuş. Hem cevaplara bakın der, hem de zamanınızı boş konulara vakfetmeyin “ der. Hasan Kardeşimiz böyle biri.

İkinci paragrafta ise “cevaplarını esirgemeyip yapıştıracağım..” diyor ama sobe yazıları halen yapıştırılmadı. Bu yazılar için yollanan da yazılmadı. Benim için “..uzun uzun yazacak” diyor. Çok haklı, çünkü bu çamuru silmek, gerçekleri bilmek ve aydınlığa kavuşmak için çok şey anlatmam gerekir.

Üçüncü paragrafta önce sevgime inanmadığından söz ediyor, konuşmadaki sobe yok. Sonra da, 100.000 okuyucu kitlesinden söz ediyor. Onların sevgisi ile benim sevgimi, aynı kefeye koymuş ve benim adıma kıyaslıyor. Hepsi bir olsa Hançer’in sevgisini geçemez.

Hasan Kardeşimi kendime inandırmam için diz çöküp ayaklarını öpsem acaba sevgime inanır mı?

Son Paragrafın içeriği çok önemli;

Burhan Felek’te 2 gün boyunca “Tombalacı” Motta efendi’yi tribünde yakalayan Hançer bey saatlerce çantasından fışkıran notlarla brifing verdi…

Kim bilir, belki de engin tecrübeleriyle değişik bilgiler ve taktikler verdi ?…

“SAĞIR İŞİTMEZ (DUYMAZ) UYDURUR(YAKIŞTIRIR) misali yazıvermiş.

Nihayet baklayı da ağzından çıkarmış ve niyetini ortaya koymuş.

Bizde isimlerin önüne “niteleme sıfatı ve lakap koymak çok modadır. Örneğin BJK futbol takımına gelen antrenöre de “YENİKÖY KASABI” demişlerdi. Adamı kovdular, O da hiçbir sorun çıkarmadan efendice gitti ve İspanya Milli takımını Dünya şampiyonu yaptı. Bunun örnekleri de çok. Şimdi de Sn. Epirden, Milli takımlar antrenörümüz, Sn. Motta’ya “Tombalacı” demekte. Sn. Motta’yı savunmak bana düşmez ama, bir antrenör olarak ve Sn. H.Epirden’in de bir antrenör olduğunu bilerek diyorum ki; bu yakıştırma, “antrenör etiği, yemini, (deontoloji),vs.vs.” açısından hiç iyi değil, etik değil ve Milli Takımlarımız için doğru değil.

Öncelikle, şiddet içermeyen bir şiddetle Sn. Hasan Epirden’i K-I-N-I-Y-O-R-U-M.

Diğer açılımları artık Sizler düşünün.

Olayı tek tek yazayım da herkes önce olayı bilsin ve Sn.Epirden gibi uydurmasın.

Kafadan atmasın ve bakalım bu işe ayırdığımız zaman “hayırlı mevzu mu-değil mi?” Sn.Epirden dedi ki;

 Sn. Epirden benim için, “Hançer bey keşke yarattığı bu saçma sapan kaosa ayırdığı zamanı daha hayırlı mevzulara ayırsa ?... .

Olayın son safhaları;

a)      Gizlilik kuralını kırmadan açıklayayım, 30.11.2011 Çarşamba Teknik Kurul ve Milli takımlar antrenörleri toplantısı yapıldı. Saat (17-19.30), bu toplantıda önce alt yapılar uzun uzun konuşuldu-tartışıldı-antrenörlerin görüşleri alındı ve irdelendi.

b)      Sonra da F.Bahçe Av. Kupası Bayan müsabakasını Sn. Motta ile tribünde izledik. Seyrederken de alt yapılarda kulüplere dönen sporcuları ve diğerlerinin durumunu  gözden geçirirken, bir yandan da Pazar günü, 1998-99 doğumlu bayan sporcular için yapılacak çalışmalar hakkında konuştuk.

c)      Bu süre bize yetmediği için, Cumartesi günü işimi yarım bırakarak, dükkanımı kapadım ve B.Felekte F.Bahçe –Ereğli maçını seyrederken, aynı yerde oturduk, temize çektiğim notları gözden geçirdik. Dünya şampiyonu olan ve kulüplere dağılan sporcuların konumunu ele aldık. Maç bittikten sonra da tekrar yukarı teknik kurul odasına çıktık çalıştık. Eve vardığımda saat 20.48 idi.

d)     Pazar sabahı ise saat 07 kalktım. Aslında önce kızımın fotoğraf kursundaki mekan çekimleri değerlendirmesine gitmem ve oradan da geçimimi sağlayan tabela fuarına gidip, müşterilerimle buluşmak, yeni müşteri bulmak, önceden hazırladığım numune ve el ilanı dağıtmam, ekmeğimin peşinde koşmam ve bu ekonomik krizde ayakta kalmak için çalışmam gerekirdi. Ama ben hepsini bir kenara ittim B.FELEK’teki çalışmaya  gittim. Saat 9.00 seansında 45 çocuğun ( salonda veliler, antrenörler, yöneticiler vs. vs. büyük bir ilgi ) testleri, ve teknik becerileri program dahilinde saat 12.00 kadar çalışıldı. Ben de bana düşen her görevi, top toplamak, yazmak, forma toplamak, su taşımak, su dağıtmak vs.vs. hepsini  yaptım. Alınmadan ve gücenmeden.  Burada oradaki sporcuların bir çoğu ile, antrenörler, veliler ve bilhassa sorumlu antrenörler ile de konuştum., sorunlarını bana yansıttılar.  Basın burada fotoğraf istedi. Sıraya dizdim. Çektiler. Hatta Sn.Cengiz Tokgöz “ Sen de gir” dedi girmedim. Çalışma içinde top toplarken  vs. vs. bir çok resmimi de çekmiş. Bakalım nerede ne zaman kullanacak. Eğer toplu resimde  ben de olsaydım, Hasan Bey yazacaktı,

      “  BIÇAKLANMAK DA VARMIŞ KADERDE” veya “HANÇER’in işi ne burada?”

     G.S.- BJK müsabakası öne alındığı için, biz malzemeleri topladık ikinci grup için

     bekledik.

e)      Volleyhotelde yemek yedim. Allahtan Sn. Epirden bunu görmedi. Yoksa hançerlemenden öte, TVF’nin parasını yiyor vs. vs. de yazabilirdi. ( başıma gelecekleri bildiğim için paramı kendim ödedim.) Hasan bey buraya kadar olanları, bunları görmedi. Çünkü salona henüz gelmemişti.. Önceki çalışmalardan da hiç haberi yoktu.

f)       Sn. Motta ile Alper de yemeklerini yedikten aynı yerde oturduk. Maç seyrederken de yapılan çalışmanın irdelemesini, kalitesini de gözden geçirdik. 1998-99 doğumlularda, kaç kız 1.85 m. Üstünde, kaçı 1.80 vs.vs. Hangi kulüpler yere sağlam basıyor. VS. VS. konuşurken, İŞTE BURADA Sn.Epirden burada evvelki günlerdeki ve sabahki çalışmalardan, yaşanan olaylardan habersiz bizi basıverdi ve yazdı;

“HANÇER’LENMEK DE VARMIŞ KADERDE…”

Daha sonra Alper geldi. Onunla da uzun uzun konuştum, bilgiler aldım. Sporcu göndermeyen antrenörler gibi sporcusunu cebinden para ödeyerek, bu çalışmanın içine girmek isteyen antrenörler tanıdım. Bilesin diye bunları kısmen bilgine sundum.

Dünya şampiyonasında, en iyi libero ve en iyi servis karşılayan oyuncu ”Dilara”, ve diğerleri, ASLI, KÜBRA, NURSEVİL, DAMLA, CEYLAN, ÇAĞLA, ŞEYMA, ECE ve diğerleri nerede bu dünya şampiyonları ne yapıyorlar, ilk altılarda oynuyorlar mı? Yoksa kenarda mı oturuyorlar. Yoksa ikinci ligde oynamış sporcular, tekrar gençler ligindeler mi ve Gençler Av. Dünya şampiyonası için nasıl geliştiriliyorlar, iki-üç yıl sonra “A” Bayan Milli takıma gelebilecekler mi? Hep bunları konuştuk. Notlar aldım. Neticede Teknik Kurul üyesi olarak ilerde yazmam gerekecek olan rapora doğru bilgiler almak.

Hani,  

“HANÇER’LENMEK DE VARMIŞ KADERDE…”

Manşet yazında alay ediyorsun ya……

“..Burhan Felek’te 2 gün boyunca “Tombalacı” Motta efendi’yi tribünde yakalayan Hançer bey saatlerce çantasından fışkıran notlarla brifing verdi…

Kim bilir, belki de engin tecrübeleriyle değişik bilgiler ve taktikler verdi ?… “

Bir buçuk saat salona uğradın her şeyi öğrendin, akşam da yazını yazdın. Aferin sana Sn. H.Epirden, ben dediğin gibi,

“Tombalacı” Motta efendi’yi tribünde yakalayan..” Hançer bey…”

“… saatlerce çantasından fışkıran notlarla brifing verdi…”

“Kim bilir, belki de engin tecrübeleriyle değişik bilgiler ve taktikler verdi ?…” yaptım.

Yalnız anlamadığım konu şu; yazınızın başında şöyle bir giriş var.

“..Geçmişine kimseye laf söyletmem… Türk voleybolunun tartışmasız çok önemli isimlerinden biridir Aritun Hançer…..”

Terbiyesizlik çok gördüm de, terbiyesiz birini nasıl sevebiliyorum bir türlü çözemedim. Maşallah zeka fışkırıyor. Acaba geçmişteki, 1973 bu yana bu görevleri yapan ve geçmişine laf söylemem dediğin A.Hançer mi değişti yoksa Sn. H.Epirden’e bir şeyler mi oluyor? 

g)      G.S- BJK müsabakası bitti ve biz tekrar sahaya girdik çalışmaya başladık.Bu ikinci grup da 25 kişi idi.  Bu kez çalışmalarımıza başka antrenörlerde geldi, hatta BJK Antrenörü Kerem de takım çalışmasında top atarak yardım etti, ter döktü. Sen bunları da görmedin. Biz bunları yaparken Sorumlu antrenörler de sporcuları rahat izleme fırsatına eriştiler. Çalışmalar bitti malzemeyi vs. toparladık ve 63 yaşındaki A.Hançer saat 19.30’da eve kendimi zor attı.

Sevgili Kardeşim VOLEYBOLCU Sn. HASAN EPİRDEN;

Olay bundan ibarettir.

Gazeteci Sn.Cengiz Tokgöz “mayın Tarlası” sitesinde güzel bir resimle bu olayı şöyle özetlemiş.

“.. Geleceğin yıldızları İstanbul ve Ankara'da hazırlanıyor. 1998 ve 99 doğumlu kızlar, Teknik Kurul Üyesi Aritun Hançer, Bayan Milli Takımlar Baş antrenörü Marco Motta ve Yardımcı Antrenör Alper Erdoğuş yönetiminde çalışmalarını sürdürüyor. Burhan Felek Salonu'nda Marco Motta'nın İstanbul'da oluşu nedeniyle yapılan çalışmalarda gruplar birer saatlik çalışma yapıyorlar. Seçilecek kızlar daha sonra Ankara'da kampa alınacak. Çalışanlar 2015'in Yıldız Kız Milli Takımı'nı oluşturacak. “

 Sen ise; bu üç günlük çalışma içinde, bir an  tribünde gördüğün çalışmanın bir kısmına, beraber oturup konuşmamıza birçok yakıştırmalarla aşağıdaki yazıyı yazdın.

1.- “HANÇER’LENMEK DE VARMIŞ KADERDE…”

2.- “..Burhan Felek’te 2 gün boyunca “Tombalacı” Motta efendi’yi tribünde yakalayan Hançer bey saatlerce çantasından fışkıran notlarla brifing verdi…

3.- Kim bilir, belki de engin tecrübeleriyle değişik bilgiler ve taktikler verdi ?… “

4.-“Tombalacı” Motta efendi’yi tribünde yakalayan..” Hançer bey…”

5.- “… saatlerce çantasından fışkıran notlarla brifing verdi…”

6.-“Kim bilir, belki de engin tecrübeleriyle değişik bilgiler ve taktikler verdi ?…”

Diyerek yazını yazdın. Çamur attın izi kalacak. Ben ise zamanımı çok hayırlı işlere 1973’den beri çoktan adamışım ve çalışıyorum. Bu da onlardan biriydi. Hafızanız mı kayboldu? Herhalde bu nedenle olsa “ saçma sapan kaosa zaman ayırıyorsun. İnsan biraz kendi yaptıklarına bakar sonra başkasına söz söyler.”

Sn. Epirden benim için, “Hançer bey keşke yarattığı bu saçma sapan kaosa ayırdığı zamanı daha hayırlı mevzulara ayırsa ?... . demektesiniz. Ben hep hayırlı işler peşindeyim Hasan Bey, Siz neyin peşindesiniz?

Ben Size iki şey söyleyeceğim.

a)      Bu alt yapı için, Ankara, sonra İzmir ve diğer çalışmalara gitmeyeceğim. Bakarsın “çocuklara vs. bir şey yaptın” diye yazarsın. Ben Senden korkmaya başladım.

b)     Dilerim ki, Sen sen olda bu yazım için TVF Başkanını Medya ile yaptığı toplantıda yanılmıyorsam “logo” konusunda açıklamalarından sonra söylediğin ve yaptığın gibi;

“ Eşeklik yaptım.Özür diliyorum”

diyerek konuşup, iki gün sonrada, olur-olmaz yazılar yazma.

Şunu iyi bil ki;

Benim Size olan sevgim bitmeyecek.

Yeter ki Siz voleybolun, MARCUS JUNİUS BRUTUS’u olmayın.

 Antrenmana devam.

ÇÜNK܅….

 “Dost acı söyler”,

 “Dostun attığı taş baş yarmaz”,

 “Dostunu överken yerecek yer bırak”,

 “Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur”

 “ Dost dostun ayıbını yüzüne söyler” 

 “Dostlar başından ırak”

 “Eski dost düşman olmaz.”

 “Kusursuz dost arayan dostsuz kalır”

 “Dostluğu bitirenler gerçek dost olamazlar”

Enderin Sevgilerimle, yanaklarından öperim,

Sen iyisi mi, uzun bir tatile çık.

 

Saygılarımla,

ARİTUN HANÇER

NOT: Sn. Hasan Uğur Epirden' in ilgili yazılarını okumak için www.voleybolx.com