ŞİKAYET ALIŞKANLIĞININ YARATTIĞI

                 “ŞİKAYET KÜLTÜRÜ” ve SONRASI

 

       Bugünlerde Voleybol Ailesinde/toplumunda, Türkiye genelinde,  gerek bireyler, gerekse sivil toplum kuruluşlarındaki araştırma, dayanışma, üretme, paylaşma, yardımlaşma ve yaratıcılık kültürü yok gibi. Hatta eleştirinin, tartışmanın, tetebbu etmenin yanına bile yaklaşamıyoruz.  Toplumun, voleybol Ailesinin  sahip olduğu ve yaptığı tek şey şikayet etme alışkanlığıdır. Bu süreç o kadar çok işlendi ve kullanıldı ki, zaman içinde kendi kültürünü, “ŞİKAYET KÜLTÜRÜ” nü yarattı. Bir önceki  Federasyon Başkanı hakkında ( çalışmaları-uygulamaları-yarattıkları vs. ) “ŞİKAYET KÜLTÜRÜ” dorukta idi. Sadece şikayet ve şikayet. Lakaplar, çeşitli asılsız dedikodular vs. vs.

       Başkan değişti/rildi, yeni dönem başladı, pembe günler öneriler, akıl vermelerle doluydu. Bu günler çabuk geçti. Önceki dönemin şikayetçileri bu günlerde,  kültürlerini yani “ŞİKAYET KÜLTÜRLER” ini yeniden sahneye çıkardılar. Şikayet Kültürü işini o kadar azıttılar ki, (kelimeleri yazmaya utanıyorum) iş çığırından çıktı. Yalanlar uydurmalar,inkarlar, hakaretler ne varsa hızını alamamışlar ki, geçmişte yaşananlar  yeniden hortlatıldı. Şimdi “vurun kahpeye” dönemi yeniden başlatıldı.

Utanmak, takdir etmek, doğruyu yazmak bir yana bugün görevde olmayan eski Federasyonun çalışmaları, antrenörleri, kurulları hakkında “şikayet kültürü” nün  yerini “AHLAKSIZLIK, YALANCILIK, İFTİRA KÜLTÜRÜ” alıverdi.Birbirinden cesaret alarak, meydanı da boş buldular “İNTİKAM ve NEFRET KÜLTÜRÜ” ile bardağı taşırdılar.

Hangi birine cevap yazılacak? Hangisine dur denecek? Hangisine geçmişin gerçeklerinin ne olduğu ve nasıl olduğunu kim  hatırlatacak? İnsanlar küstüler, kırıldılar, yıldılar ve köşelerini çekildiler. Ahlaksızlık, vefasızlık,  yalan bilgi/haber, iftira kültürünü durdurmak imkansızlaştı. Bir adet konu seçerek açıklamada bulunarak “EZBERLERİ” bozacağım.

ŞİKAYET ALIŞKANLIĞININ YARATTIĞI “ŞİKAYET KÜLTÜRÜ” devamında “AHLAKSIZLIK, YALANCILIK, İFTİRA KÜLTÜRÜ” ve sonunda “NEFRET SÖYLEM KÜLTÜRÜ” nün hedeflerinden BİR ORTAK örnek  alarak, açıklamada, bilgilendirmede bulunarak, “ŞİDDET İÇERMEYEN BİR ŞİDDETLE”  Voleybol ailesinin bilgisine sunacağım. Bu konuda uzun süre çok insan yazı/yorum vs yazdı. Şimdi tekrar yazıyorlar. Voleybolun yıkıcıları, henüz bir yılını doldurmamış Federasyonun yerine kendi Federasyonlarını kurmaya başladılar.

 Bu  ortak davranışlara  karşı herkesi dayanışmaya çağırıyorum.

İşte ortak örnek konu:

“Bu arada görev süresi dolan Motta ile yollar ayrılmalıdır… (Bunun için zamanlama çok uygundur…)

Kimse darılıp gücenmesin, biri bana “Tek Adam” Karabıyık’ın tercih ettiği Marco Aurelio Motta ve Veljko Basic’in Türk voleyboluna ne kazandırdıklarını izah etsin ?...”

Hatırlayabildiklerimizi kısaca yazalım.

Marco Aurelio Motta

2004-2005 Sezonunda Eczacıbaşı Kulübünde göreve biraz geç başladı. Sezonu  3. kapattı,alt yapılarla ilgilendi. Avrupa TOP Teams de 3.oldu.

2005 – 2006 Sezonu içinde Pasör Bahar’la ayrılması ile 15 yaşında pasör Naz ile devam ederek  1.lig Şampiyonluğu,

2006 – 2007 Sezonunda 1.lig Şampiyonluğu,

2007 – 2008 Giuseppe Cuccarini,

TVF DÖNEMİ

2011 Ocak ayında TVF’de bütün kategorilerde Türkiye genelinde tam gün sınırsız mesai ile TVF Lisesi dahil göreve başladı. Ekibi ile hedef turnuvalar ve amaç turnuvalarını tespit ederek, alt yapılarda çalışan antrenörler ile devamlı işbirliği yaparak önemli kararlar aldı. Yetenek seçimlerini ciddi ve şeffaf şekilde yürüttü.

-         2011 Yıldız  Milli Av. Şampiyonluğu,

-         2011 Yıldız Milli Dünya Şam. ( Şahin Ant.)

-         2011 Av. Şam. ( İtalya – SIRB.) Sırasıyla, Azerbaycan 3-1, Cro. 3-0, İtalya 3-2, İspanya 3-0, Rusya 3-0, yendi. Yarı Finalde Sırbistan’a 3-2 yenildi. 3. 4. Müsabakasında tekrar İtalya ile ikinci kez İtalya’da  3-2 yendi. Barborini İtalya’nın antrenörü idi.Sonuç, 1. Sırbistan 2. Almanya 3. TÜRKİYE.

2012 Grand Prix’e katılmak için, (hedef turnuva)

1.Ayak, Kore’de, Japonya’yı 3-0, Kore 3-1 yendik, Küba 1-3,

1. Küba 2. Türkiye, 3.Japonya ( Neslihansız – Polen ile)                             

2.Ayak, Sırbistan’da, Küba’yı 3-1, Arjantin’i 3-1, Sırbistan’ı 3-1 yendik.

1. Türkiye, 2.Küba, 3. Sıbistan,

3.Ayak, Japonya’da, Kore 3-1, Japonya 3-1, Almanya 1-3,

1.Almanya 2.Türkiye 3.Japonya. Kıran kırana ELEMELER, finallere çıkıldı.

GRAND PRİX FİNALLERDE,

THA 3-1, CUB 3-0, USA 1-3, CHN 3-1, BRA 1-3,

1.USA  2. BRA  3. TÜRKİYE

TÜRKİYE tarihinde ilk kez FİVB turnuvasında 3. olarak kupa aldı.

2012 OLİMPİYATLARA KATILMA ( Avrupa Kıtası Eleme Tur.)

2012 yılında en önemli hedef Turnuva Londra Olimpiyatları idi,

Bulgaristan 3-0, CRO 3-0, ALMANYA 3-1, RUSYA 3-1, POLONYA 3-0

Hepsi galibiyet. OLİMPİYATA GİDİLDİ. (Olimpiyatta yer alamayan ( dışarıda kalan ) Av. Ve Dünya Ülkelerini Siz sıralayın. Ve düşünün.

1.     TÜRKİYE 2. POLONYA

2012 GENÇ BAYANLAR AVRUPA ŞAMPİYONASI ( hedef turnuva)( G.Edman)

1.TÜRKİYE, 2.SIRBİSTAN, 3. İTALYA, 4. RUSYA, 5.ALMANYA 6.POLONYA,

 

Diğerlerini balkan vs. vs yazmıyorum.

Yıl sonunda Dünya sıralamasında 7. Sıraya çıktı.

Şimdi bu hatıramda kalan ve yazdıklarımdan sonra “ NEFRET SÖYLEMİ” ile yorumlar/cevaplar yazılacak. Hiç biri bir tetebbu yapmadan “VUR-KIR-PARÇALA- BU MAÇI KAZAN” diyerek saldıracaklar.

Bu yazımdaki ana fikir şu.

Kendileri bir halt olamayanlar “TEK ADAM” “bla… bla…blaa..” ile ömürlerini geçirdiler.Voleybolu öldürdüler. Şimdi bu yaptıklarınıza karşın tek bir şey soracağım.

Türkiye’den bir antrenör kardeşimiz, ( Ahmet, Mehmet, Kenan, Nedim vs. vs.) gelişmekte olan bir ülkenin Federasyonunda tıpkı M.A. MOTTA gibi antrenör olsa ve  yukarıda sayılan başarıları elde etse, Sizin yaptıklarınızı  bu kardeşimize de oradakiler yapsalardı.

VE DESELERDİ Kİ……

“Bu arada görev süresi dolan Mehmet, Hasan, Hüseyin, Reşat vs. vs   ile yollar ayrılmalıdır… (Bunun için zamanlama çok uygundur…)

Kimse darılıp gücenmesin, biri bana “Tek Adam”  X’ in tercih ettiği Ertan, Şükrü, Bülent,   Türk voleyboluna ne kazandırdıklarını izah etsin ?...”

Ne yazardınız, ne söylerdiniz ve ne yapardınız?

B.Felek salonunda aynı yerimde yanımda Hasan Jeyan Erben’le müsabaka seyrediyorum bir taraftan da ufak notlar alıyordum.

Ansızın,Marco Aurelio Motta yanımıza geldi. Konuştuk.Ağladı,  ağlarken içimiz parçalandı. Tek bir şey sordu.

-         Çalışmaktan üretmekten başka ne suç işledim?

Ümit ederim ki böyle şeyler bir antrenör arkadaşımızın başına gelmez.

Voleybol Ailesine bir tek şey hatırlatmak isterim.

Sn. EFENDİLER,

M.A. Motta’ya yapılan “Türk misafirperverliğine ve konukseverliğine” hiç ama hiç  yakışmadı.

BİZLER  M.A.Motta’yi böyle yolcu etmemeliydik.

 

SAYGILARIMLA,

A.HANÇER

30.08.2013

 

Not…..:

1.      Veljko Basic’i ise hiç yazmayacağım. Onla ilgili çalışmaları, yapılanları Sizlerin araştırmasına bırakıyorum. Sadece 2009 dan sonra 2011, 2013 Avrupa elemelerinden nasıl çıkarak, finallere gidildi? Genç-Yıldız Milli takımın son durumuna iyi bakılsın. 

2.      Yakında Ülkelerin Dünya sıralamaları açıklanır, bakalım ne olur? 2013 sonunda ne çıkar?

3.      Bu yazı bütün sitelere açıktır.