VOLEYBOLCU YAZAR,

SAYGUN KESKİN’ i KURTARMAK,

 

Sn. Saygun Keskin kardeşim son yazısında, “Yazmaya Devam” diyor. Bu beni çok sevindirdi. Bir de yazısının içeriğini okuyup, derinlemesine inceleyip düşündüğümde, sevincim daha da çok arttı.

Artık Sn.Saygun Keskin için,  bu iş  bu kadar uzun sürmesine rağmen söylenecek tek şey var,

“Kaybolmuştu bulundu,

 Ölmüştü dirildi.”

Önce,  zülfü yare dokunsa’ da, bunu da işin tuzu biberi sayalım.

Sonrada, Sn. Keskin’ in, kendini anlatabilmesi olumlu gelişme, artık şu ağabey bu ağabey yok. Kendine söylenenlere cevap verebilir duruma gelmiş. Ufak tefek hatalar da olsa kendi ayakları üstünde durmaya başladı. Arada sırada, bana yollamalar yapması da sevgisinin başka bir yansıması. Zamanla o da törpülenir.

Demek ki Sn. Keskin  ben de varım diyebilmekte. Ümit edelim ki eskiye dönmesin.

Kardeşimizin bazı alınganlıkları da artık gidermesi gerekir, çünkü geçmişte söylenenler, Size tavsiye edilenlerle, zaman zaman dizimizin üstüne alıp da poponuza tatlı tatlı vurmasaydık, Siz bugüne gelemezdiniz. Halen takılmış gidiyordunuz belirsizler arkasına.

BAZILARI HALEN BÖYLE.

Ben de böyle geliştim, Mehmet Bey’den yediğim fırçaların bini bir paraydı.

“Şimdi sen de artık “Voleybolun özünde zaten bireysellik değil beraberlik var ama tabi ki onu bir araya getirmek için çeşitli antrenman dizgeleri lazım.” demektesin.

Halbuki düne kadar, şu ağabey veya bu kişi şöyle yapar, böyle uçar, 3 ayda, beş günde şöyle kurtarır, şu göreve, bu göreve ……. diye yazıp duruyordun. Nihayet beni anlayabildin ve onları bu yazında hiç anımsamadın.

ARTIK…….

“bireysellik değil beraberlik…… ANTRENMAN DİZGESİ” diyebilmektesin.

Halen çok insan bu kelimeleri söylemekten aciz. Bunu yazdığım için şimdi onlarda alınganlık vs. vs gösterecekler ama, yılmayacağım. Sendeki bu “dönüşüme” büyük gelişme derim. “Antrenman Dizgesin” e hoş geldin. Saygun Kardeş.

“ ……bildiğim doğruları savunmaya kimseye bir şey ifade etmese de görüşlerimi yazmaya devam edeceğim. Sadece iktidardakiler her zaman haklı olmadığını, sadece bu işe cidden emek verenlerin ezilmemesi için ve cidden bu işe her şeyini verenlerin bir yerlere gelmesi için sadece kendi menfaatlerini düşünenlerin Voleybolu ele geçirmemesi için yazmaya devam edeceğim. Kimseden çekinmeden, hakaretlerden usanmadan!...” demektesin,

İşte böyle olman lazımdı.

“..Sadece iktidardakiler her zaman haklı olmadığını,..” YAZMIŞSIN.

Ancak muhalefette olanların da haksız olabileceğini düşün.

“…sadece kendi menfaatlerini düşünenlerin Voleybolu ele geçirmemesi için yazmaya devam edeceğim…..”  demektesin.

Menfaatlerini düşünenlerin kimler olabileceğini iyi araştır. Sonra onları bir yerlere oturttur.

Sn. Keskin, yaz hem de çok yaz, voleybol yaz.

“Kimseden çekinmeden, hakaretlerden usanmadan!...” YAZ.

Bunu söylerken tek bir dileğim var senden;

“Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir.”

Bu senin ilken olsun. Bilimsellikten uzaklaşma.

Yazılarında ise

“ İster eleştiri olsun ister tartışma,

-- Tartışmaya veya eleştiriye katılanlar tarafından kabul edilebilen, Temiz-doğru-anlaşılır ve herkesçe kabullenen temel ilkeler oluşturulmalı,

-- Öncelikle konuyu ve adını iyi belirlemek gerekir, ( Tarifdeki kapsamı, yoğunluğu, yeğinliği anlam ve ifadesi)

-- Konunun kurallarını araştırmak, elde edilen temel bilgi ve verilerin belirlenmesi gerekir,

Ölçütlerini bulmak ve

Ölçümleri ve ölçütleri belirlemek için tartışma açılmalı,

Bütün bunların tartışmaya veya eleştiriye katılanlar tarafından kabul edilebilen temiz doğru olabilmesi,

Uygulanabilmesi için gerekli yöntemleri biçimlendirilebilmiş olması,

Elde ettiği temel bilgilere göre de ölçütü, ölçüp biçerek değerlendirdikten ve ortaya koyduktan sonra,  YAZ-YAZ-YAZ.

 

Kaderimde tekrar;

 

Voleybolcu Yazar SAYGUN KESKİN’i KURTARMAK varmış. Ne mutlu bana.

 

YAZ SAYGUN YAZ.

 

SAYGILARIMLA,

A.HANÇER

24.04.2012