ANKARA SEMİNERİNİN ARDINDAN ,

7 Ocak 2009 Tarihinde Ankara’ daki seminerin sonundaki kapanış konuşmasında TVF Başkanımız iki konuda ricada bulundu.
Birincisi bu seminer hakkında eleştirilerimizin, görüşlerimizin yazılması, ikinci ise son günlerde elektronik medyada antrenörlerin tartışmalarının sona erdirilmesi idi.
İkinci konuda antrenörlerin bu yazışmalarının sona erdirilmesini karşıyım. Bırakalım çocuklar yazsınlar. Doğrusu, yanlışı, iyisi, kötüsü hepsi yaza yaza bir yerlere varacaklar. Bizlerde zaman zaman tuz-biber olalım.

Seminerin hayli geniş bu iki konusunun toparlanabilmesi, sunulabilmesi ve öğretici nitelik alabilmesi, hatta soru cevap ve bizlerin görüşleri şeklinde tartışılabilmesi, bu kısa süreye sığdırılabilmesi açısından benim için çok merak konusu idi. Beklentilerim çok fazla idi. Şu anda Türk Voleybolunun alabileceği yeni mesafelerin temel anlatımı olarak gördüğüm bu iki konunun Milli Takım patronlarından duymak için katılımcı oldum.

Seminerin birinci kısmı,

7 Ocak 2009 Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.)
- Karşılama ve atak ( Bireysel ve kollektif cepheler göz önüne alınarak )
Konu elit voleybolun son geldiği noktadaki en güçlü problemlerinden (sorun) biri. Seminer anlatımında böyle başlıklar olmasa da, ayırım getirilmese de, benim not alma tekniğim ve sunumumun anlaşılır olabilmesi için sadece 5 başlık altında konuları ele alacağım.

Sn.Chiappini, konuya,

1.- “DOĞRU ANATOMİ” uygulamaları ile söze girdi. İlk ayrılık veya literatür (terminolojik ayrılık-hata) faklılığı burada oluştu. Kimse de müdahale etmedi. Biz biraz açalım.
Anatomi… 1.- İnsan hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih.2.- Beden yapısı, gövde yapısı.
Aslında bize göre kullanılması gerek kelime “BİOMEKANİK” olarak sunulması ve Voleybolda biomekaniğin mükemmel uygulanmasının anlatımı idi. Biyomekaniğin mükemmel uygulanması ile “TEKNİK” belirlenmesi, geliştirilmesi ve seviyenin yaratılabilmesi idi. Konu anlatıldıkça, Ekstremitelerin ( uzuvların ) eğitilmesi ile voleybol tekniğinin doğru oluşturulması olarak ortaya kondu. Bir spor dalında ideal doğru tekniği bulmaya ve uygulanabilir şekli ile yaratılması idi. Bu da performansın elde edilmesine ve geliştirilmesinde en büyük kazanım olacaktır. İyi teknik = yüksek etkililik ( vermlilik ) Teknik sporcunun sporsal bir iş yaparken, doğru ve gerekli bir hareketle birleşen bütün teknik yapı ve öğeleri içine almalıdır.

Şampiyonun tekniğinin uygulanması her ne kadar bize bir yol gösterse de bire bir onu uygulayabilseydik bütün sporcuların tekniğinin aynı olması gerekirdi. Anlatımda burası açık vurgulanabilseydi, teknik ile stil ne olduğu ortaya konabilseydi daha eğitici olurdu.

AÇIKLAMA……: ( TB….)
Tekniğin Evrimselleşme Özelliğine bakıldığında TEKNİK sürekli evrimleşmektedir. Bugün ileri düzeyde görünen bir teknik, yarın modası geçmiş bir teknik olabilir. ( YASAKLANMIŞ-SERBEST BIRAKILMIŞ TEKNİKLER BUNA DAHİL ) Teknik hazırlığın içeriği ve çeşitleri kesinlikle aynı kalmamaktadır. İster antrenörün imgelenmesinden olsun, ister spor dalının biyomekanik yapıları üzerine yapılan araştırmalardan olsun bütün teknik yenilikler sporsal yarışmanın somut gereklerini yerine getirmelidir. Bu nedenle, hangi teknik olursa olsun Siclovan’ın ( 1977 ) “yarışsal teknik” olarak adlandırdığı tekniğe dönüşmelidir.

Teknik ve stil terminoloji söz konusu olduğunda bu iki terim genelde bir birine karıştırılmaktadır. ( Burada da böyle oldu ) Her spor dalında genel olarak kabul edilmiş ölçüt yetkin bir teknik olmalıdır.bu teknik her antrenör/oyuncunun izlemesi gereken bir modeli olarak benimsenmelidir. Bir modelin yaygın şekilde kabul edilebilmesi için, a) biyomekanik olarak sağlam b) fizyolojik olarak verimli olması gerekmektedir.

Bir şampiyonun tekniği özel durumlarda bir model olarak ele alınmalıdır, çünkü bu yapı yukarıdaki iki koşulla bağdaşmayabilir. BU NEDENLE, KİŞİ BİR ŞAMPİYONUN TEKNİĞİNİ TAKLİT ETMEMELİDİR. Modelin katı bir yapı değil de, daha çok esnek bir yapı olduğu kabul edilmelidir ve elde edilen yeni bulgular sürekli olarak bu modele katılarak model geliştirilmelidir. Bir model ne kadar yetkin olursa olsun, her zaman aynı biçimde uygulanmaz. Hemen hemen her birey temel tekniğe bireysel özellikleri katmak isteyecektir.
UYGULANACAK OLAN MODEL YAPIYA “TEKNİK” adı verilir ve BİR BECERİYİ BİREYSEL OLARAK ORTAYA KOYARAK UYGULAMA İSE “STİLİ” oluşturur. Bu nedenle stil, kişinin teknik bir modeli bireysel olarak ortaya koyma biçimidir. Bundan dolayı, stil bazı teknik öğelerin tüm teknik düzeneği değiştirdiği düşüncesini veren belirgin bir özel yapı oluşturan bir beceriyi kişisel olarak yapma biçimi olarak kabul edilmelidir. Aslında , modelin ana yapısı değişmemiştir. Sadece kişi kendi kişiliğini, anatomik ve fizyolojik özelliklerini modele eklemiştir. Stilin tekniğe dönüşmesi, stilin kavramının teknik ve taktiksel yönleri, teknik öğeler ve teknik süreçler. Tekniğin bireyselleşmesi, tekniğin öğrenmesi ve beceri oluşturma, tekniğin evrimselleşme özelliği hepsi birer ayrı konu.

Voleybolda Biyomekanik hareketin kullanımı performansa etkisi ve hataların var olması ortaya çıkması ise tamamen farklıdır. Örneğin; a) farklı spor dallarından gelen tekniklerle sporcunun yeni tekniğe uyarlanması, b)Bizlerin, antrenörler olarak çalışmalarda yaptığı diril hataları vs. vs. vs. vs. Eğer kısmet olursa VAD ( VOLEYBOL ANTRENÖRLER DERNEĞİ )
Bu konu ile ilgili bir seminer için Sn. Prof. Dr. Sedat Muratlı ile bir seminer hazırlığı içinde. Gerçekleşirse daha açıklamalı olarak bu konuya ayrıntılı girilecektir.

YORUM…..:
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) bu konuya Biyomekanik olarak girseydi veya daha öncesi belirli kişilerle seminer öncesi bizlerin belirli voleybol literatürü ve terminolojisi ile uyum sağlasaydı ve konun akışı ile sunumunu kısaca ip uçları (başlıklarla) ortaya koyabilseydik daha verimli olurdu. Türk Bayan voleybolundaki biyomekanik hatalar, sitiller için ön gelişmeler (alt yapılar) için yapılacak çalışmalar, planlamalar gözden geçirilebilirdi. Konuyu yakalayanlar biraz buruk, yakalamayanlar ve diğerleri sıkılmış, ama gerçek şu ki, bu konuda büyük bir fırsat kaçtı.

2.- Servis karşılamadaki anlatımlar;
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) konun içinde konulara geçişte böyle bir başlık kullanmadı. Ben böyle bir ayırıma girdim. Anlatılan çok önemli idi. Ben bu konuyu; “SERVİS KARŞILAMADA KİŞİSEL TEKNİĞİN KULLANIMI” olarak gördüm. Konuya bir başlık getirmese de, giriş doğru idi. Kısaca servis karşılamada ilk unsurun “İYİ GÖRMEK” olduğunu ortaya koyması doğru idi. Ancak anlatım burada kaldı ve kullanımın en alt detaylarında kayboldu. Biz biraz toparlayalım. Not alanlara da açıklama verelim.

AÇIKLAMA…:
Servis karşılamada, servisin iyi görünmesi, algılanması ve değerlendirilmesi servis karşılayacak olan için ilk dikkat edilecek konu. Buraya kadar doğru. Peki sonra?. Sporcu neler yapmalı ve hangi kararları vermeli idi, iyi bir karşılama yapmak için?
a) Servisin Hızı ( Km/ h) b) Servisin yönü ( sol-sağ) c) Servisin derinliği ( öne arkaya ), işte bu detayı ortaya koyarak bir sıra takip edilseydi çok iyi olurdu. Bu unsurların öğrenimdeki basamaklamaları ( yıldız-genç) ne olmalı idi. Karşılamada ilk olarak sağa-sola sonra ileri geri mi? Yoksa önce ileri-geri, sonra sağa sola mı? Bu konulara biraz hatırlattıktan sonra tartışma-soru açılabilirdi.

YORUM….:
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) bu konuya başlarken, Biyomekanik Tekniğin uygulaması olarak almalı idi. Yukarıda elde edilen tekniğin pratik de uygulaması Tekniğin edinmesi ( kazanımı) ardından, Türk voleybolunda en önemli konudur. Üst seviyelere gelmiş tekniği yüksek oyuncu bu tekniği nasıl kullanacak? Bunu iyi değerlendirilmesi ve verimlilik elde edilmesinin yöntemleri neler olmalıydı? Konu ortaya zaman zaman kondu ama adı verilemedi. Çok iyi bir yemek ama adı, sınıfı belli olmadı. Sn. Alessandro Chiappini bunu çözmek veya anlatmak için bir çok soru ile karşı karşıya kaldı. Anlatılanları algılamada zorluk çekenler çoğunlukta idi. Ortada bilgi vardı. Ama neye yaradığını bilmek bulmak güçtü. Kısacası Biyomekanikle elde edilen tekniğin uygulamasında –kullanımında- fırsat kaçtı.
.
3.- Servis karşılamadaki sistem-taktik kavram kargaşası.
Sn. Alessandro Chiappini, slayt gösteriminde konuya iyi girdi. Önce sistemler ortaya koydu.
a) 5 li sistem –W -, b) 4 lü sistem c) 3 lü sistem d) 2 li sistem dedi. Ancak konu burada kaldı. Aslında literatürde teorik olarak 6 lı, 1 li sistem de var. Bu sistemlerden taktiğe geçiş çok kopuk oldu. Fazla anlaşılır olmadı.

AÇIKLAMA……..:
Biz önce sistem ve taktik kargaşasına bir açıklık getirelim. Bir çok yazarlar, antrenörler, sporcular, basın, hakem, yorumcular ve öğreticiler voleybolda bu iki kavramı karıştırırlar. Kısmen burada da böyle oldu.
Sözcük olara bu iki kelimenin anlamını ortaya koyduğumuzda;
SİSTEM…: Değişik öğelerden oluşan ve belli bir işlevi yerine getiren düzenek, düzendir. Cinsel sistem, optik sistem, siyasal sistem, üretim,yapı, toplumsal, inşaat sistemi gibi.
TAKTİK….: İstenilen sonucu almak için başvurulan yolların, kullanılan yöntemlerin tümü strateji.
Sn. Alessandro Chiappini, konuyu açıklarken hangi durumların taktik hangi durumların sistem olduğunu iyi belirleyip açıklaması gerekirdi. Böyle bir açıklama, ayırım ortaya konulmayınca sistem mi-taktik mi kargaşası yoğunlaştı. Aslında anlatılanlar doğru idi. Ancak hangi durumların hangi literatürde anlaşılması gerektiği belirsizdi.

YORUM….:
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) bu konuya başlarken, sistemleri ortaya koydu. Servis karşılamadaki tatktikler, 3’lü sistemin taktikleri dendiğinde neler olabileceğini, veya neler anlaşılması gerektiğini çizimlerle ortaya konması gerekirdi. Kendileri taktik anlatımları kısmen anlattı. Ama bunun birer taktik unsur olduğu belirlenmesi anlaşılmadı. Bu nedenler antrenör sorularındaki tutarsızlıklar da işi zora soktu. Bu konuda önceden iyi bir diyalog yaratılıp biraz konu bir sınıflamaya-ayrıma tati tutularak sunulsaydı bizim antrenörler arasındaki düşünce, anlam, uygulama farklılıkları ve tartışmalara asgariye inerdi. Fırsatı iyi değerlendirmiş olurduk.

4.- SERVİS KARŞILAMADAKİ MANŞETİN YÜKSEKLİĞİ VE YERİ.
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) Bu konuda hayli durmaya çalıştı. Türkiye’ye geldiğinde bu konunun hatalı anlaşıldığını ve uygulandığından ( mantalite ) bahsetti. Buna katılmadım.

AÇIKLAMALAR…..:
Servis karşılamadaki manşetin yüksekliği ve yeri Türkiye’de bir yeknesaklık olmasa da “pasör yeri” “ karşılamayı pasöre getirmek” kavramı çok kullanılır. Bu aslında zaman zaman çok tartışılır. Bu seminerde bir yeknesaklık sağlamak açısından Sn. Chiappini konuyu net ortaya koymalı idi. Tartışmaya açılmalıydı ve hatta karar alınmalıydı. Konu anlatılırken o kadar çok dağıldı ki, “oyun içindeki avanta topların yüksekliğine” kadar indi. Çıldırmak işten değil. Bu konunun netleşmesi için anlatım iyi olmalı idi. Yükseklik ( h), alan (m2) doğru olarak değerlendirilmeli idi.

YORUM….:
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) bu konuya başlarken, eleştiri getirdi. Bunu yapacağına derhal dünyada kullanılan bir-iki literatürü ortaya koyup kendisini tercihini sunması daha iyi olurdu. Örneğin karşılamada ve karşılama yerindeki fikirleri bizler için çok önem taşırdı. Dünyadaki örnekler ele alınabilirdi. Kısaca servis karşılamadaki yükseklik ve yer kavramının bileşkesi bir türlü ortaya konup tartışılmadı. Sağolsun arkadaşlar bunu halletmişler gibi hemen oyun içindeki karşılamalarla ilgi soru yönettiler. Servis karşılama ile oyun içi karşılamanın ne ilgisi olduğunu diğer sorular gibi çözemedim. Allahtan tansiyon ilaçlarım yanımda idi.

5.- SERVİS KARŞILAMADA ATAK
Sn. Alessandro Chiappini ( Bayan Milli Takım Ant.) BU KONUYA HİÇ GİREMEDİ. Aslında Türk voleybolunda başlı başına bir kangren olan bu konu en büyük beklentim idi. Zaman yetersizliği vs. nedenlerle bu konu havada kaldı. Türk voleybolu da kopyalama sistemi ile ataklarına devam ediyor. Garp cephesinde yeni bir şey olmadı. Karşılamanın yetersizliği nedeniyle atağın ( hücumun ) bozulması çok kısa olsa da ele alındı ama bu konunun en küçük parçası idi.
 
1997-2000 döneminde TVF Eğitim kurulu ve VAD olarak yaptığımız bir çalışmayı da yanımda getirmiş Federasyona teslim etmek istiyordum. Bu çalışma tamamen bu seminerin konularını kapsayan ATLANTA Olimpiyatlarının kitapçığı ve VHS videosu idi. Bu iki dökümanın birincisi bir kitapçık idi. İçerisinde Olimpiyatlardaki bütün takımların tek-tek servis karşılamaları, hücumlarının hem fotografı hem de çizimleri var. Video kaset ise canlısı idi. Bunlar bir cd’ ye aktarılıp dağıtılabilirdi.

GENEL ELEŞTİRİ……………:
Seminerde bu konunun ele alınması çok iyi bir düşünce idi. Bu konu bütün günü kapsamalıydı. Diğeri de bir günü kapsamalıydı. Bilhassa İlk verilen arada Sn. C.Göllü’ye ilettiğim ve beklediğim uygulama; ( Bizlerin düşüncelerinin ne olduğunu açıklaması) zaman yetersizliği içinde kayboldu. Burada anlattıklarım gibi, belki başka araştırmacı arkadaşlarda Sn. Alessandro Chiappini ile paylaşmak tartışmak istedikleri görüşler olabilirdi. Bu yöntem daha verimli olabilirdi. Bizler de kendimizi tartmak, yenilemek fırsatını bulurduk. Üstelik hem bireysel hem de kolektif yönüyle.

Servis karşılama ve atak budandı. Bakalım bu seminerdeki budama var olan ağaca önümüzdeki döneme ne kadar yarayacak. Budanan dallar aynen çıkacak mı? Yoksa zayıflar yok olacak ve ağaç yeniden canlanacak, gelişecek yükselecek ve yeni dallar mı verecek.

Seminerin en önemli vurgularından biri de “KALİTE” idi. Kaliteyi beklemek, aramak, bulmak ve önemlisi uygulamak konusu “ANTRENMANIN NİTELİKLERİ” değiştirmek, arttırmakla olabileceği göz önünden kaçtı. Bunları kısmen antrenman dizgesinde vurgulamıştım. Bir antrenörün kaliteyi bulması performansı sağlaması ile eşdeğer mi? Sporcunun kalitesinin geliştirilmesi – antrenman derecesini yükseltilmesi- başlı başına bir konudur. Böyle bir seminerin içinde geçiştirilmemesi gerekir. Antrenörün bilgisi kişiliği ve bilim alanından alınabilecek destekler açıklanmadan kaliteyi yaratmak ne kadar mümkün? Kalitenin yaratılması, istikrarın sağlanması ve en önemlisi istihdamın gerçekleştirmesi olmaz ise anlık kalitenin önemi ne kadar geçerli olabilir ki?

SAYGILARIMLA,

ARİTUN HANÇER
14.01.2009