Türkiye’ yi filede uluslararası arenada temsil eden en başarılı voleybol hakemi hiç kuşkusuz Ümit Sokullu. Bir ara Türkiye Voleybol Federasyonu başkanlığına da aday olan Sokullu, aynı zamanda Sokullu Mehmet Paşa’ nın 11. kuşaktan torunu. Öyle ki soy kütüğünü belgeleriyle mahkemeye müracaat ederek hukuk düzeyinde kanıtlamış: “Padişah soyundan da gelmiş oluyoruz aynı zamanda. Çünkü Sokullu Mehmet Paşa’ nın eşi de sultanın kızı. Özellikle Balkan ülkelerine gittiğimizde, onlar Sokullu’yu çok iyi tanıyorlar. Bana da Sokoloviç diyorlar

Aynı zamanda olimpiyatlara davet edilen ilk Türk voleybol hakemi olan Sokullu, TSK’ dan albay rütbesiyle emekli olup sahalarda yerini almış bir isim. Sokullu’ yu farklı kılan 2004 Atina Olimpiyatları’ nda hakemlik yapmasıydı. O ana kadar Türkiye’ yi olimpiyatlarda temsil eden hakemler sadece 1948 Londra Olimpiyatları’ nda atletizmde Naili Moran ve 1952 Helsinki Olimpiyat Oyunları’ nda basketbolda Yakovas Bilek’ ti.

2008 Pekin Olimpiyatları’ nda da düdük çalan Sokullu, esas mesleği olan beden eğitimi öğretmenliğini Türk Silahlı Kuvvetleri’ nde uzun yıllar yaptıktan sonra albay rütbesiyle emekli olmuş. Emekliliğiyle beraber de daha önce hobi olarak yaptığı voleybol hakemliği, hayatına profesyonel anlamda girmiş.

Voleybol hakemlerini uluslararası müsabakalara Uluslararası Voleybol Federasyonu davet ediyor. Hakemlerin o güne kadar yaptığı müsabakaların sonucunda aldığı puanlar, önce hakem komisyonunda değerlendiriliyor, ardından icra komitesine aktarılıyor. İcra komitesinin de önerisiyle, uluslararası federasyonun yönetim kurulu hakem hakkında karar veriyor. Ama bu noktaya gelmeden önce bu federasyonun yine kendi içinde bir dünya klasmanı sıralaması var. Bu klasmanda 23 hakem bulunuyor.

Yurt dışında maç yöneten Sokullu’nun başından birçok komik olay geçmiş. “2002’de Arjantin’de düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda bir maç yönetiyordum. Seyircinin ilgiyle izlediği bir oyun oluyordu. Top sürekli oyundaydı. Hiç düşmüyordu. Oyunculardan biri topu çıkartmaya çalışıyor, sıçradı tribüne çıktı, o arada ben ağzıma bir şey girdiğini fark ettim. Baktım boğazıma geldi, refleks olarak öksürdüm. O arada düdük öttü. Bir baktım yerde sinek var. Tabii hâliyle oyun durdu. Bu sefer seyirciden büyük bir protesto geldi. Çünkü maçın çok heyecanlı bir anıydı. Anlamsız bir yerde düdük çalmışım. Başhakem de şaşırdı. Ben de gittim yanına, böyle oldu dedim. Dünya Hakem Komisyonu Başkanı da masada jüri. Onlar da başladılar gülmeye. Sonra durumu açıklayan bir anons yapılınca seyirci beni alkışlamaya başladı